Himat, uzay filmlerindeki gezegenler arası savaş uçaklarını andıran, kıvrak, küçük bir süpersonik jettir (highly maneuverable Aircraft technology). Üstün manevra yetenekli bu uçağı, Rockwell Int. firması NASA için imâl etmiştir. Himat programının ana gayesi, 1990′larda bugünün en modern “köpek dalışı” uçağını performans bakımından geride bırakmasını sağlayacak yeni aero-dinamik teknolojinin denenmesidir. Himat, 7 metre boyunda ve 5 metre enindedir. 2250 kg itme sağlayan bir j85 art – yakıcılı jet motoruna sahiptir ve ses hızının birbuçuk katına (saatte 1500 km aşan hızlara) ulaşabilecektir. Himat programının hususi bir yanı da, uçağın uçuruluş şeklidir. NASA’nın pilotu yerde olacak, fakat kendi gözlerinin yerini tutacak bir hava kamerasıyla Himat kokpitinden (*) dışarısını görebilecektir. Yer kokpitindeki pilot tıpkı uçaktaki gibi bütün uçuş kontrollerine, gaz kolu, lövye, yön pedalları ve alet panelindeki alıcı ekranlara sahip olacak, ancak kanopiden (**) dışarı bakmak yerine bir TV ekranına bakacaktır. Konu ile alakalı resim için tıklayınız. Pilot kontrolleri harekete geçirdiğinde, kompüter bunları elektronik sinyaller şekline sokup Himat’a iletecektir. Himat’taki telemetreli bilgi yollama sistemi, yüzlerce bilgiyi saniye geçirmeksizin yer kokpitiyle bağlantılı bilgisayara aktarır. Böylece pilot Himat’ı uçurabilmesi için lüzumlu bilgiye anında sahip olur. Yanda şematik olarak uçuş hali görülen Himat, bir B – 52 uçağı tarafından 45000 feet’e çıkarılacak ve serbest bırakılacaktır. Bundan sonra yerdeki pilot uçağın kontrolünü eline alacak ve vazifesini tamamlayacaktır. Nihaî yaklaşım ve iniş, kayak tipi iniş takımları sayesinde yine pilot tarafından yaptırılacaktır. Himat günümüz tekniğinin ulaşabildiği en üstün seviyeli uçan makinesidir. Tip itibari ile bir yarasayı andıran Himat’ın üstünlüklerine güvenen günümüz insanı, onunla kuşlara ulaşma, bir kuşun yapabildiği her hareketi yapma çabasına girmiştir. Fakat küçük bir incelemeden sonra bunun imkânsız olduğu, ilahi kudretin her zaman en mükemmeli yarattığı ortaya çıkmaktadır. Uçuş tekniği ve takla kontrolleri bakımından kuşlar şüphesiz uçaklardan çok ileridedirler. Bazı kuşlar, mesela kuzgun ve güvercinler kanatlarını kapayıp, sırf keyifleri için, aniden yuvarlanma hareketleri yaparlar. Bazıları da başaşağı uçabilir veya geriye takla atabilir. Kuşlarda kanat şekli şüphesiz uçmağa tesir eden mühim bir faktördür. Hızlı ve güçlü uçucu kuşların dar, sivri uçlu kanatları vardır. Bugünün uzun menzil ve ağır yüklü uçaklarında da, dar, uzun ve siviri uçlu kanatlar vardır. Ayrıca çok hareketli, küçük, hafif kuşların kanatları kısa ve yuvar-laktır. Günümüzün en modern ve hızlı uçaklarına baktığımızda da aynı kanat tipini görmekteyiz. Himat bu tipin en yeni temsilcisidir. Fakat uçak mühendislerinin ilham aldıkları kuşlar, her zaman uçan makineleri geride bırakacaktır. Yazımızın başında teknik üstünlüklerini anlattığımız Himat’ın yapımını büyük bir şirket bütün elemanlarını seferber etmesine rağmen ancak yıllar sonra gerçekleştirebilmiştir. Uçuş tekniğinde kuşlara ulaşabilmek için her geçen gün daha da artan bir çabayla çalışan insanoğlunun, böylesine mükemmel yaratıkların kim tarafından imâl edildiğini düşünmemesi hatta onların kendi kendilerine meydana geldiklerini kabul etmesi çok acı değil midir..?
Popularity: 1% [?]